SON DAKİKA

Resmi Sıfatının Gerektirdiği Saygınlığı ve Güven Duygusunu Sarsacak Eylem ve Davranışlarda Bulunarak Meslekten Çıkarılma.

Bu haber 23 Kasım 2016 - 7:17 'de eklendi ve 1.160 kez görüntülendi.

T.C
DANIŞTAY
12.DAİRESİ
ESAS NO: 2006/1186
KARAR NO:2006/5993
KARAR TARİHİ:13.12.2006

ÖZETİ: Komiser olan davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-l maddesi uyarınca, 16 ay uzun süreli durdurma cezası aldıktan sonra, aynı madde kapsamındaki 2. fiili nedeniyle tekerrür hükümleri uyarınca meslekten çıkarma cezası ile değil 20 ay durdurma cezası ile cezalandırabileceği hk.

Dava; Komiser olarak görev yapan davacının, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun 05.11.2003 günlü, 422 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

memur_isten_atilmaDiyarbakır 2. İdare Mahkemesinin 28.09.2005 günlü, E:2004/151, K:2005/800 sayılı kararıyla; davacının eylemlerinin hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlar şeklinde değerlendirilmesinde ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün yineleme konusundaki 14. maddesinin uygulanmasıyla bir derece üst ceza olan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı; geçmiş hizmetleri başarılı olduğu halde idarenin alt ceza konusunda sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve gereklerine uygun şekilde kullanmadığını, borçlarını ödemekte geciktiği için meslekten çıkarma cezası verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmekte ve idare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7. maddesinin B/l. fıkrasında; “Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilinin 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği , “Yineleme” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasında da; disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum ve davranışın cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde yinelenmesinde bir derece ağır ceza uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; yapılan soruşturma sonucunda Mardin İl Polis Disiplin Kurulunun 07.05.2003 günlü kararı ile davacının, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli iken İlçedeki bir çok esnafa ve şirkete ve bir bankaya aşırı miktarda borçlandığı, güven telkin ederek memurların kefil olmalarını sağladığı ve bunun sonucunda mağdur olmalarına sebep olduğu, Dolar günü tertipleyerek bazı memurlardan aldığı 100’er Doları geri vermediği, diğer borçlarından dolayı icra geldiği, kefil yaptığı polis memuru hakkında icra işlemi yapıldığının tespit edildiğinden bahisle “Borçlanıp ödememeyi alışkanlık haline getirmek” suçu işlediğinden 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, “Astlarından borç para almak” suçu nedeniyle 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, “Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” suçunu işlediğinden 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, yaptığı alış veriş ve çektiği krediler karşılığında borçlarını ödemediği, maiyetindeki polis memurunu kefil yaptığı, dolar günü adı altında aldığı borçlarını da ödemeyerek memuru amiriyle karşı karşıya getirmek suretiyle “hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” suçunu işlediğinden nedeniyle de Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/B-l maddesi gereğince 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı suçtan dolayı daha önce de iki kez tecziye edildiğinden Tüzüğün 14. maddesinin uygulanması ile meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına, dosyanın Emniyet Genel Müdürlüğü yetkili Disiplin Kuruluna şevkine karar verildiği, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile de Tüzüğün 7/B-l. maddesi gereğince 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, daha önce de aynı suçtan tecziyesi olduğundan Tüzüğün 14. maddesinin uygulanmasıyla bir derece üst ceza olan “meslekten çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Olayda, davacının, 1999 yılında Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/B-l. maddesi uyarınca ve alt ceza uygulanarak 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 08.07.2005 tarihli kararıyla onandığı, 06.03.2003 günlü işlemle yine Tüzüğün 7/B-l. maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırıldığı, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararında da; davacının yaptığı alışveriş ve çektiği krediler karşılığında borçlarını ödemeyerek, maiyetindeki memurları kefil yaptığı, dolar günü adı altında aldığı borçlarını ödemeyerek memuru amir ve üstü ile karşı karşıya getirmek suretiyle Tüzüğün 7/B-l maddesindeki fiili işlediği, daha önce de aynı suçtan cezası bulunduğundan tekerrür hükmü uygulanarak meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmektedir.

Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7. maddesinde; uzun süreli durdurma cezaları 12, 16,20 ve 24 ay olarak belirlenmiş, 8. maddesinde de meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmıştır.

Böylece, uzun süreli durdurma cezaları polislik mesleğinin niteliği itibariyle, ağırlaştırılmak suretiyle derecelendirilerek belirlenmiş olduğundan, anılan Tüzüğün 14. maddesindeki şartların oluşması halinde 7. maddedeki A, B, C ve D fıkralarındaki sıra takip edilerek bir derece ağır cezanın tespit edilmesi gerekmektedir.

Olayda da; davacıya daha önce Tüzüğün 7/B-l maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası verildiğinden anılan Tüzüğün 14. maddesinin 1. fıkrasındaki tekerrür şartları gerçekleşmiş olmakla birlikte, aynı madde kapsamındaki fiili nedeniyle davacıya verilmesi gereken bir derece ağır cezanın meslekten çıkarma cezası değil 7. maddesinin C fıkrasında yer alan 20 ay uzun süreli durdurma cezası olduğu açıktır.

Bu nedenle; davacının 20 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekirken meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin 28.09.2005 günlü, E:2004/151, K:2005/800 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin l/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 13.12.2006 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.