SON DAKİKA

Toma ile Kaza Nedeniyle Ölüme Sebebiyet Vermeden Dolayı Polise Ceza

Bu haber 27 Eylül 2018 - 10:04 'de eklendi ve 430 kez görüntülendi.

Soru:
Çevik Kuvvette görevli polis memuruyum. Kullanmış olduğum Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) ile kavşakta dönüş alırken kör noktada olan vatandaşa çarpmam sonucu maalesef şahıs hayatını kaybetti. Hakkımda açılan disiplin soruşturması sonucu kaza ile ölüme sebebiyet vermekten 24 ay uzun süreli durdurma cezası aldım. Bu cezanın iptali mümkün müdür?

Cevabımız: 
Değerli takipçimiz, kullanmış olduğunuz TOMA aracı ile vatandaşa çarpmanız sonucunda şahsın hayatını kaybetmesi üzerine hakkınızda tesis edilen 24 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası hukuka aykırı olup, ilgili cezanın İdare Mahkemesince İptali gerekecektir. Bu görüşümüzü izah edelim.

Disiplin soruşturmasına ilişkin dosyayı incelediğimizde; 2016 yılında görev esnasında kullanmış olduğunuz TOMA aracı ile dönüş aldığınız esnada, aracın kör noktasında bulunan vatandaşa çarpmanız suretiyle şahsın ex olması üzerine hakkınızda açılan disiplin soruşturması sonucu “ Hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu ölüme sebebiyet vermek ‘’ maddesinden 24 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası tesis edildiği görülmektedir.

Aracın kör noktasında bulunan vatandaşı dönüş aldığınız esnada göremediğiniz için hazin şekilde bu kazanın meydana geldiği açıktır.

Disiplin cezasının hukuki anlamda sakatlığını gösteren ilk husus; eylem ile ceza arasında adil bir denge olmayışıdır. Şöyle ki; cezanın karar evrakında ‘’HİZMETTEN AYRILABİLEN KİŞİSEL KUSUR’’ yazmaktadır. Dolayısıyla bu cezanın verilebilmesi için, hizmetten bağımsız olarak ölümlü trafik kazasına sebebiyet vermiş olmanız gerekmektedir.

Söz konusu olayda ise, görevli bulunduğunuz zaman diliminde kamu hizmeti ve vatandaşın mal ve can güvenliğini temin etmek amacıyla hizmet verdiğiniz zaman diliminde bu trafik kazası meydana gelmiştir. Her ne kadar; cezanın karar gerekçesinde Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘’araçların manevraları’’ başlıklı maddesine riayet etmediğiniz iddiasıyla olayda kusurlu olduğunuz iddia edilmiş ise de; bu tespiti kabul etmek imkansızdır.

Bu olay, şahsınız görevliyken kamu hizmetini icra ettiğiniz esnada gerçekleştiğinden dolayı karar maddesinde geçen HİZMETTEN AYRILABİLEN KİŞİSEL KUSUR olarak nitelendirilemez.

Dolayısıyla eylem ile verilen ceza arasında adil bir denge yoktur. Sabit olduğu belirlenen fiil ile uygulanan ceza arasında adil bir dengenin kurulması başka bir anlatımla fiil ve cezanın uyumlu olması gerekmektedir.

Zira disiplin cezasının tesis edildiği madde hükmünde “hizmetten ayrılabilen” deyimi kullanılmış olup, bu kelimeyi; kaza anında kamu hizmetini ifa eden kişileri de kapsayacak şekilde yorumlayarak genişletmenin, suç ve cezanın yorumla genişletilemeyeceği genel kuralına aykırı olacağı açıktır.

Diğer yandan olayda kusurunuz olduğu varsayılsa bile; bu trafik kazası eyleminin, suç işleme iradesiyle işlediğiniz bir eylem kabul edilmemesi gerektiği hususu ve işlemin karar gerekçesinde belirtilen Karayolları Trafik Kanunu’na atıfta bulunularak ‘’manevra yaparken tehlike doğurabilecek hareketlerde bulunması yasaktır’’ şeklindeki maddeyi ihlal ettiğiniz hususları dikkate alınarak değerlendirildiğinde, şahsınızın ‘’görev sırasında veya dışında yasaklanan tutum ve davranışlarda bulunma fiili kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu fiil sonucu 24 ay uzun süreli durdurma ile cezalandırılmanız, kamu görevlileri için yasaklanan eylemler ile bu eylemler için öngörülen disiplin cezalarının birebir örtüşmesi gerektiğine yönelik “orantılılık” ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.

Bu durumda, ‘’yasaklanan davranışlar’’ maddesinin “kınama” cezası ile cezalandırılmayı gerektiren bir eylem olması karşısında, o an görevli olmanızdan dolayı hizmetten ayrılan bir kaza olmaması ile beraber “24 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmanız hukuka aykırıdır.

Diğer yandan işlemin sakatlığını ortaya koyan diğer ve en önemli husus; Anayasa’nın 38. Maddesi’nin ihlal edilmiş olmasıdır. İşlenildiği iddia edilen fiil tarihinde, disiplin cezasının verildiği 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamesi yürürlükte bulunmuyordu.

İşlenildiği iddia edilen tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün ek 5. Maddesinde: Devlet malı araçla ya da görevliyken trafik kazası sonucu kusuruyla yaralamaya sebebiyet veren memura aylıktan kesme cezasının üst sınırı, ölüme sebebiyet veren memura 10 ay kısa süreli durdurma cezası verilir. Ancak, olayın şekline ya da kusurun derecesine göre; aylıktan kesme cezası gerektiren halde 4 ay kısa süreli durdurma cezası, 10 ay kısa süreli durdurma cezası gerektiren halde ise 12 ay uzun süreli durdurma cezası da verilebilir. Hükmü amirdir.

Anayasası MADDE 38’de : Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Hükmü amirdir.

Dolayısıyla fiil tarihinde yürürlükte bulunmayan bir KHK’ya göre daha ağır bir maddeden ceza verilmesi hukuka aykırıdır. Şahsınız hakkında lehe olan durum gereği ; fiil tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde bu suçun karşılığı daha hafif olduğundan, tüzüğe göre yargılanarak 10 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziye edilmeniz gerekecekti.

Bu durumda, her ne kadar işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Kanuna göre fiilin 24 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezasını gerektirdiği kuralına yer verilmiş ise de; fiil tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde ilgili fiilin yaptırımı; 12 ay uzun süreli durdurma cezasıdır. Dolayısıyla lehe olan bu durum sonucunda tesis edilen 24 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası hukuka aykırıdır.

Ayrıca ceza işlemindeki hükümlerde açık olarak “kusur” denilmiştir. Ancak ilgili maddede, bu kusurun “taksir” mi yoksa “kasıt” mı içermesi gerektiği yönünde bir belirleme yapılmamıştır.

Açıkladığımız bu gerekçeler doğrultusunda şahsınız hakkında tesis edilen 24 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası hukuka aykırı olup, ilgili cezanın İdare Mahkemesi tarafından İptali gerekecektir.

Not: Disiplin Cezası alan, eş durumu ataması yapılmayan, rütbe terfi alamayan, polis okullarından ilişiği kesilen veya her türlü konularda idare ile sorun yaşayan tüm personeller, bizlerle irtibata geçmeniz durumunda, ilgili cezaların iptali ve diğer sorunların çözümü için İptal davaları açılacaktır. Bizi aramanız yeterlidir.

GSM: 0552 559 4913
www.polismevzuat.com
polismevzuat@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.