SON DAKİKA

İffetsiz Kadınla Yaşamak – Meslekten Çıkarma

Bu haber 13 Mart 2017 - 16:51 'de eklendi ve 680 kez görüntülendi.

Soru:
Çalışmalarınızı beğenerek takip ediyorum. Bayan arkadaşımla aramdaki arkadaşlık bağından dolayı İffetsizlikle tanınan kadınla ilişki kurmak ve karı koca gibi yaşamak maddesinden meslekten çıkarma ve aynı eylem nedeniyle hizmet dışında güven duygusunu sarsmaktan 6 ay kısa süreli durdurma cezası verildi. Görüştüğüm bayanın emniyette ahlâk şubede kaydı varmış. Ama ben öyle birisi olduğunu bilmiyordum. Bayanla aramda karı koca gibi yaşamak diye bir şey olmadı sadece telefonda kendisiyle görüşüyordum. Verilen bu ihraç cezasını iptal ettirebilir miyiz?
Cevabımız:
Değerli takipçimiz, öncelikle tesis edilen Meslekten Çıkarma ve 6 Ay Kısa Süreli Durdurma Cezaları için geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
 
Hakkınızda tesis edilen disiplin cezaları hukuka aykırı olup İdare Mahkemesi tarafından iptali gerekecektir. İptal sebeplerini açıklayalım.
 
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/16 “Çevresinde iffetsizlikle tanınan kadın ya da erkeklerle karı – koca gibi yaşamak,” maddesi gereği şahsınıza Meslekten Çıkarma Cezası, aynı tüzükteki Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiilinden de 6 Ay Kısa Süreli Durdurma Cezaları verilmiştir.
 
Tüzükte gösterilen cezanın tatbik edilebilmesi için, İffetsizlikle tanınan bir kadınla sadece telefonda görüşme yapılması yeterli olmayıp aynı zamanda karı koca gibi yaşamak unsurlarının oluşmuş olması gerekmektedir. Sadece yapılan görüşmeler baz alınarak hakkınızda Meslekten Çıkarma ve 6 Ay Kısa Süreli Durdurma Cezası verilmesi hukuka aykırıdır.
 
Latince “ne bis in idem” olarak bilinen ceza hukukumuzda aynı eylem ve aynı kişi nedeniyle mükerrer yargılama ve cezalandırma yapılacağını belirtir. Bu ilke disiplin alanında da geçerlidir. Danıştay bir kararında “Ceza hukuku genel prensiplerine göre aynı eylemden dolayı ilgilisine iki defa ceza verilemeyeceği açık olduğundan, bir yıl kademe ilerlemesi cezası verilen ve uygulanan memur hakkında bilahare yüksek disiplin kurulu tarafından verilen meslekte ihraç cezasının iptaline” karar vermiştir.
 
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’nın 31/01/1996 tarih ve 29 sayılı genelgesinde ‘’ İşlenilen fiil, birden fazla maddeyi ihlal etmiş ve birden fazla suç meydana gelmiş ise, bu durumda en ağır madde hükmü uygulanır ’’ hükmü amirdir.
 
Şahsınız hakkında, aynı eylem sebebiyle hem MESLEKTEN ÇIKARMA hem de 6 AY KISA SÜRELİ DURDURMA cezası verildiği görülmektedir. İlgili Genelge ve Ceza Hukukunun prensiplerine aykırı olan bu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktır.
 
Ayrıca Bakanlar Kurulu Kararıyla 23 Ocak 2017 Tarihli ve 29957 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlülüğe giren Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’de Disiplin cezasını gerektiren fiillerin ve disiplin cezalarının niteliği başlığındaki
MADDE 4 – (2) Aynı fiil nedeniyle bu Kanun Hükmünde Kararnamede yazılı disiplin cezalarından birden fazlası verilemez.
(3) Bir fiilin birden fazla disiplinsizlik teşkil etmesi halinde ağır olan disiplin cezası verilir. Hükmü amirdir.
 
Öte yandan isnat olunan eylemlerin birbirini izlemesi ve iç içe geçmiş olması, eylemlerin aynı süreç ve zaman diliminde gerçekleşmiş olması ve eylemler arasında kopukluk olmaması, hareketlerin tek bir eylem olarak kabulünü zorunlu hale getirmektedir. Bu durumda da eylemin tekliği tek bir ceza uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. İdare tarafından bu durum dikkate alınmadan 2 KEZ AYRI DİSİPLİN CEZASI işlemi tesis edilmesi de hukuka aykırılık oluşturmakta ve dava konusu işlemin bu yönüyle de iptalini gerektirmektedir.
 
ÖTE YANDAN İDDİA EDİLEN SUÇ KANITLANMIŞ DEĞİLDİR.
 
Bilindiği üzere Disiplin Hukukunun en temel ve tartışmasız ilkelerinden biri, disiplin suçu teşkil ettiği iddia olunan sabit ve kuşkuya yer vermeyecek biçimde ispatlanmış olmasıdır. Bu ilke tek taraflı irade beyanı ile kamu gücü yetkilerine istinaden kişilerin hukuksal durumunda değişiklik yapabilme kudretine sahip olan idare karşısında birey ve topluluklara hukuksal güvence sağlaması gerektiğini ifade eden hukuk devleti ayrılmaz bir parçasıdır. Bundan dolayıdır ki disiplin mevzuatında disiplin soruşturmasının süreci ile ilgili usül kurallarına yer verilerek disiplin suçu işlendiği yolunda öne sürülen hususların ortaya konması ve ispatlanması gereğine işaret edilmiştir. Disiplin yaptırımı uygulanan şahsınıza isnat edilen fiilin; gerektiğinde başvurulabilecek tanık, keşif, bilirkişi, kamera kaydı ve diğer kanıtlarla ispatlanması ve maddi gerçekliğinin ortaya konulması gerekmektedir.
 
Buna göre disiplin yaptırımı uygulanan şahsınız tarafından ikrar edilmeyen ve eldeki mevcut deliller ile disiplin normuna uygun fiilin ispatı mümkün olmayan hallerde ‘’ şüpheden sanık yararlanır ’’ ilkesi gereğince isnat edilen eylemden dolayı disiplin cezası verilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.
 
Kamu görevlilerinin disipline aykırı eylem ve fiilleri nedeniyle disiplin cezası verilebilmesi için, anılan eylem ve fiillerin sübut bulup bulmadığının usulüne göre yürütülen soruşturma ile ilgilinin leh ve aleyhindeki tüm delil ve ifadeler toplanarak ortaya konulması, sübut bulduğu tespit edilen disipline aykırı davranışlar nedeniyle de yasa ve yönetmeliklerde yer alan uygun cezanın verilmesi gerektiği disiplin hukukunun temel ilkelerindendir.
 
Disiplin soruşturmalarında, hakkında soruşturma yürütülen kişilere suçlama yöneltilirken; isnat olunan eylemlerin bir takım hesaplamalara, varsayım temelli kabullere dayalı olmaksızın somut,her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delillerle, tam bir vicdani kanaat oluşturacak şekilde ortaya konulmasını gerekmektedir.
 
Benzer şekilde Danıştay 10.Dairesinin 17.12.1985 tarih ve 1985/1991 esas, 1985/2137 sayılı kararında; “………..soyut iddialarla davacı hakkında tesis edilen meslekten çıkarma yolunda ki işlemde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.” Şeklinde verilen karar ile de anlaşılacağı üzere hiçbir somut normda geçmemesine rağmen, İdare Hukukunun temel özelliği olan tedvin edilmemiş olmasından dolayı içtihatlar yolu ile anılan ilke Disiplin soruşturmalarında dikkat edilmesi gereken bir norm haline gelmiştir.
 
Danıştay 10.Dairesinin 27.10.1987 tarih ve 1987/2015 esas, 1987/1721 sayılı kararında “Tutanakların incelenmesinden davacıyı teşhis yönünden oldukça çelişkili ifadeler taşıdıkları, davacının bu kişilerden para talep edip aldığı hususunda kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda üstüne atılı disiplin suçunu işlediği hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde kesin olarak ortaya konmadan, çelişkili ifadelere dayanarak davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması yolunda ki dava konusu işlemde hukuki isabet görülmemiştir.” Gerekçesi ile aksi yönde tesis edilen işlemin iptaline karar verilmiştir.
 
Açıkladığımız bu gerekçeler doğrultusunda hakkınızda tesis edilen disiplin cezalarının iptali gerekecektir.
 
Not: Disiplin cezası alan, eş durumu ataması yapılmayan veya her türlü konularda idare ile sorun yaşayan tüm arkadaşlar, bizlerle irtibata geçmeniz durumunda, ilgili cezaların iptali ve diğer sorunların çözümü için, avukatlarımız tarafından İptal davaları açılacaktır. Bizi aramanız yeterlidir.
 
GSM: 0552 559 4913
www.polismevzuat.com
polismevzuat@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.