SON DAKİKA

Görevi Kötüye Kullanma İddiasıyla Meslekten Çıkarma Cezası

Bu haber 27 Haziran 2017 - 15:24 'de eklendi ve 784 kez görüntülendi.

Soru:
Saygıdeğer avukatlarım polis memuru olarak havaalanında görev yaparken şahsıma atılan iftira sonucu Meslekten Çıkarma cezası aldım. Rüşvet aldığım iddiasıyla şahsım hakkında iftira atıldı. Bir şahsın uçak giriş kontrolünü yaparken bagaj fişini teslim aldım daha sonra bu şahısla aramızda bir tartışma çıktı şahıs kendisinden para aldığım iddiasıyla hakkımda şikayetçi olmuş. Kamera kayıtları incelendi ve teslim aldığım bagaj fişi tespit edilemeyen nesne olarak, kayıtlarda bu şekilde geçti. Kamera görüntülerinde söz konusu para falan yok, zaten kimseden para almadım. Konuyla alakalı hakkımda açılan adli dava da devam etmekte. Yardımcı olabilir misiniz?
 
Cevabımız:
Değerli takipçimiz, görevi kötüye kullanma fiilini işlediğiniz iddiasıyla hakkınızda tesis edilen Meslekten Çıkarma Cezası hukuka aykırı olup İdare Mahkemesi tarafından göreve dönmenize karar verilmesi gerekecektir. Bu görüşümüzü izah edelim.
 
Havaalanında görevli polis memuru olarak çalışmaktayken bir şahıstan para aldığınız iddiasıyla Meslekten Çıkarma Cezasıyla tecziye edildiğiniz ve incelenen kamera kayıtlarında para aldığınıza dair net bir görüntü bulunmadığı görülmektedir.
 
Şahsınızın işlediği iddia edilen suçun oluşup olmadığı, ancak ceza mahkemesince verilecek karar ile belirlenebilir. Nitekim, şahsınız hakkında verilmiş böyle bir karar bulunmamaktadır.
Konuyla alakalı, herhangi bir adli yargıda bu suçun oluştuğu şeklinde bir karar olmamasından dolayı verilen Meslekten Çıkarma Cezası hukuka aykırıdır.
 
DANIŞTAY İdari Dava Daireleri Kurulu bir kararında ;
Bu bağlamda, hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8. Maddesinin 6. fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı hakkında anılan suçu işlediğine dair adli yargıda kesinleşmiş bir kararın bulunmadığı, bunun dışında dolandırıcılık suçu nedeni ile yapılan soruşturmanın da takipsizlik kararı ile sonuçlandığı anlaşıldığından davacı hakkında verilen Meslekten Çıkarma Cezasının iptaline şeklinde hüküm kurmuştur.
 
Disiplin hukuku ile ceza hukukunun; soruşturma ve yargılama usulü, verilen cezanın niteliği ve bu cezanın doğurduğu sonuçlar ve etkiler ile ceza ve suçların tanımı ve konuluş amaçları yönlerinden birbirinden farklı özellikler taşıdığında kuşku yoktur. Ancak disiplin cezası ile yaptırıma bağlanan suç aynı zamanda ceza hukuku yönünden de yargılama konusu olmuşsa ceza mahkemelerinin verecekleri kesin kararların,disiplin hukukunda göz önünde bulundurulacak veri ve bilgiler arasında yer alacağı kuşkusuzdur. Bu durumda görevi kötüye kullanmak suçundan hakkınızda açılan ceza davasının sonucu beklenilmeden, bu konudaki adli yargı kararı irdelenmeden verilen karar eksik inceleme ürünü olmaktadır.
 
Ayrıca Danıştay 16. Dairesi bir kararında, Meslekten Çıkarma Cezası verilen davacı hakkında, başlatılan adli süreç sonucunun araştırılmaması sebebiyle dava konusu Meslekten Çıkarma Cezasının iptali talebiyle açılan davada, davanın reddine yolunda verilen karar BOZULMUŞTUR.
Anayasa’nın 38. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir: “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.”Sözleşme’nin 6. maddesinin numaralı fıkrası şöyledir:
“Kendisine bir suç isnat edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.”
Masumiyet karinesi, kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence altına alır. Bunun sonucu olarak kişinin masumiyeti “asıl” olduğundan suçluluğu ispat külfeti iddia makamına ait olup kimseye suçsuzluğunu ispat mükellefiyeti yüklenemez. Ayrıca hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz. Bu çerçevede masumiyet karinesi kural olarak, hakkında bir suç isnadı bulunan ve henüz mahkûmiyet kararı verilmemiş kişileri kapsayan bir ilkedir.
 
Kamu görevlilerinin disipline aykırı eylem ve fiilleri nedeniyle disiplin cezası verilebilmesi için, anılan eylem ve fiillerin sübut bulup bulmadığının usulüne göre yürütülen soruşturma ile ilgilinin leh ve aleyhindeki tüm delil ve ifadeler toplanarak ortaya konulması gerekmektedir.
 
Açıkladığımız bu gerekçeler doğrultusunda şahsınız hakkında tesis edilen Meslekten Çıkarma Cezasının İdare Mahkemesi tarafından iptali gerekecektir.
 
 
Not: Disiplin Cezası alan, eş durumu ataması yapılmayan veya her türlü konularda idare ile sorun yaşayan tüm arkadaşlar, bizlerle irtibata geçmeniz durumunda, ilgili cezaların iptali ve diğer sorunların çözümü için, avukatlarımız tarafından İptal davaları açılacaktır. Bizi aramanız yeterlidir.
GSM: 0552 559 4913
www.polismevzuat.com
polismevzuat@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.