SON DAKİKA

Eş Durumu Ataması

Bu haber 22 Haziran 2017 - 15:02 'de eklendi ve 1.808 kez görüntülendi.

Soru:
Sayın sayfa avukatları ben polis memuruyum eşim de çalıştığım ilde Belediye Başkanlığı’nda çakılı kadro olarak çalışmakta. Yani benim başka bir sehre atanmam mümkün değil. Buraya de eş durumundan geleli 1 sene olmasına rağmen bu atama döneminde Doğu iline atamam yapıldı. İpka talebinde bulunmuştum o da kabul edilmedi. Bu işlemi iptal ettirebilir miyiz, eşim çakılı kadro olduğu için Doğu iline gidersem aile bütünlüğüm bozulacak.
 
Cevabımız:
Değerli takipçimiz, eşinizin Belediye Başkanlığında çakılı kadro olarak görev yapması sebebiyle, aile bütünlüğü gözetilmeden Doğu iline yapılan atamanız hukuka aykırı olup İdare Mahkemesi tarafından bu atamanın iptali gerekecektir. Bu görüşümüzü izah edelim.
 
A iline Eş durumu sebebiyle atamanız 2016 yılında yapılmış, eş durumundan dolayı bu şehre gelmenizin ardından bir sene bile geçmemesine ve erteleme talebinizin bulunmasına rağmen atamanız hukuka aykırı bir şekilde doğu iline yapılmıştır.
 
Emniyet Teşkilatı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin Genel İdare Hizmet Sınıfına Atanma Başlıklı 39. Maddesinde –Yer değiştirme işlemine tabi personelin kendisinin, eş veya çocuklarının sağlık özürleri sebebiyle en fazla 6 yıl, eş durumu sebebiyle 3 yıl ertelenebilme imkanı tanıyan 30 ve 38 inci maddelerdeki hükme rağmen, bu süreden fazla aynı yerde veya bölgede kalmak zorunda bulunanlar, hükmü amirdir. Yani eş durumu sebebiyle A iline atanma tarihiniz olan 2016 yılından başlayarak 3 sene naklen atanmanızın yapılmaması, 3. senenin ardından da Genel İdare Hizmet Sınıfına geçişinizin sağlanması gerekmekteydi. Eşinizin çakılı kadro olması sebebiyle aile bütünlüğünüzün bozulmaması için A ilinde kalmak zorundasınız.
 
Anayasamızın 41. Maddesinde : Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.
Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.
Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır. Hükmü amirdir.
 
Anayasamıza göre, Devlet statüsünde bulunan idarenin, aile bütünlüğünün bozulmaması için gerekli tedbirleri alması gerekirken, hakkınızda bu işlemi tesis ederek hukuka aykırı bir şekilde Doğu iline atamanızı gerçekleştirmiştir.
 
Yine Anayasamızın 49.maddesinde: Devlet,çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, hükmü amirdir. Ancak dava konusu işlem nedeniyle çalışma barışınızın, eşinizden ayrı olmanız sebebiyle de hayata olan sevginizin azalmasına neden olunmuş, sizin ile eşiniz arasında kopukluklar oluşması için zemin hazırlanmıştır.
 
Anayasa, yasa ve yönetmelik hükümleriyle güdülen amacın, aileyi parçalanmaktan kurtarmak, aile bireylerini bir arada tutmak suretiyle ailenin huzur ve mutluluğunu devam ettirmek ve bu yolla kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde kamu hizmetlerini verimli, etkin ve sağlık bir biçimde yürütmeleri için gerekli ortamın sağlanması olduğu açıktır.
Anayasa’nın devlet organlarına yönelik açık ve kesin buyruğu karşısında kamu personelinin naklen atanmaları konusundaki işlemlerin tesisinde idare için, aile birliğinin korunmasını göz önünde bulundurmak Anayasal bir yükümlülüktür.
 
Ülkemiz tarafından 1948 yılında kabul edilerek iç hukukumuzun bir parçası haline gelen İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ’nin 16/3. Maddesinde: ‘’ Aile, cemiyetin tabii ve temel unsurudur; cemiyet ve Devlet tarafından korunmak hakkını haizdir.’’ Hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca 30.01.2010 tarihli ve 27478 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan sendikal gelişmeler doğrultusunda alınacak önlemlere ilişkin mutabakata varılan hususların yer aldığı 2010/2 sayılı Başbakanlık Genelgesinde ‘’ 7- Kamu kurum ve kuruluşları, Devlet memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmelik kapsamında yapacakları atama işlemlerinde, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak eş, öğrenim ve sağlık durumuna dayalı atama taleplerinin gerçekleştirilmesine azami özen göstereceklerdir. Hükmü bulunmaktadır.
 
İdare, işlem ve eylemlerini yaparken “kişi yararı” ve “kamu yararı”nı göz önünde bulundurarak, yasal sınırlar içerisinde takdir hakkını bu amaçları gerçekleştirmek amacı ile kullanmalıdır. Ancak, söz konusu yetkinin kullanılma biçim ve esasları ile sınırı ne olmalıdır ki, atamaya yetkili makam hukuka uygun hareket etmiş olsun.
Bilindiği üzere, idareye tanınan takdir hakkı (yetkisi) hiçbir zaman mutlak ve sınırsız değildir. Kamu hizmetinin verimliliği, etkinliği ve kamu yararı ile kişi yararı arasında bir denge kurulması zorunluluğu, bu hak ve yetkinin sınırını oluşturmaktadır. Takdir hakkının, idarece takip edilen amaca uygun olarak kullanıldığı, keyfilikten, kişisel ve duygusal, sübjektif değerlendirmelerden kaçınıldığı ve uzak olduğu, objektif ve gerçek kıstaslara bağlı kalındığı sürece, yargı denetimi dışında tutulması gerektiğinde kuşku yoktur. Ne var ki, idarenin takdir hakkını yerinde kullanmadığının iddia edilmesi halinde, bu sınırların aşılıp aşılmadığının idari yargı organınca denetlenmesi de kaçınılmaz olmaktadır. Diğer bir deyişle, Anayasanın 125’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında düzenlenmiş bulunan “İdarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı karan verilemez” tarzındaki hükmün; idarenin sınırsız ve mutlak takdir hakkına sahip olduğu ve böylece takdir hakkının idari yargı denetimine tabi olmadığı yönünde yorumlanması ve uygulanması, yine Anayasa ile öngörülen “hukuk devleti” ilkesi ile bağdaşamaz. Bu nedenle, anılan yetkinin sınırlarının (takdir hakkının) özellikle “yüksek mahkemelerce” olmak koşuluyla, yargı yerlerince çizilebileceği ve hatta bu konuda hiçbir yasal sınırlamanın kabul görmeyeceğinin benimsenmesinde kamu yararı bulunduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
 
 
Açıkladığımız bu gerekçeler doğrultusunda eş durumu mazereti dikkate alınmadan Doğu iline yapılan atama işlemi hukuka aykırı olup bu işlemin İdare Mahkemesi tarafından iptali gerekecektir.
 
 
Not: Disiplin Cezası alan, eş durumu ataması yapılmayan veya her türlü konularda idare ile sorun yaşayan tüm arkadaşlar, bizlerle irtibata geçmeniz durumunda, ilgili cezaların iptali ve diğer sorunların çözümü için, avukatlarımız tarafından İptal davaları açılacaktır. Bizi aramanız yeterlidir.
GSM: 0552 559 4913
www.polismevzuat.com
polismevzuat@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.